O (ateş) ki kalplerin üzerinde yükselir.
Ateş ile kalp arasında bir ilişki olup olmadığı sorusu, ilk bakışta mecaz gibi görünüyor. Ancak biraz detaya indiğimde, bu ilişkinin yalnızca mecaz olmadığını, fizyolojik ve fiziksel bir karşılığının da bulunabileceğine kanaat getirdim.
Söz konusu olan ateş, bildiğimiz kimyasal yanma ateşi olmayabilir. Kalpte söz konusu olan, elektriksel mikro kıvılcımlar şeklinde ortaya çıkan, sürekli ve ritmik bir enerji üretimidir.
Kalp kası, komut beklemeden kendiliğinden elektrik üretebilen özel hücrelere sahiptir. Bu hücrelerde oluşan elektriksel kıvılcım; ani bir yükselme, ardından sönme ve tekrar yükselme şeklinde devam eden döngüsel bir yapıya sahiptir. Bu döngü, insan yaşamı boyunca kesintisiz şekilde sürer.
Kalbin her atımında üretilen bu elektriksel sinyal, fiziksel bir manyetik alan oluşturmaktadır. Oluşan manyetik alanın gücü, yalnızca kalbin içinde sınırlı kalmaz; bedenin dışına taşar. Yapılan ölçümlerde, bu alanın göğüs dışından yaklaşık 1–3 metre mesafede fiziksel olarak tespit edilebildiği görülmüştür.
Bu ölçümler, 10⁻¹⁵ Tesla (femtotesla) düzeyinde hassasiyet sağlayabilen SQUID sensörleri (Superconducting Quantum Interference Device) kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu cihazlarla kalbin ürettiği manyetik alan net biçimde algılanmıştır. İnsan beyniyle kıyaslandığında, kalbin ürettiği elektriksel sinyalin yaklaşık 60 kat, manyetik alanın ise yaklaşık 100 kat daha güçlü olduğu tespit edilmiştir.

Ölçümler yalnızca alanın varlığını değil, alanın değişkenliğini de ortaya koymuştur. Kalbin oluşturduğu elektromanyetik alan sabit değildir; ritim, düzen ve desen bakımından sürekli değişir. Bu değişkenliği etkileyen faktörler arasında duygusal hâl özellikle dikkat çekicidir.
Kalp, hissedilen duygusal duruma karşılık vermekte ve bu durumu elektriksel ritmi aracılığıyla yansıtmaktadır. Oluşan alan yalnızca kalpte kalmamakta, yakın çevreye yayılmaktadır. Bu nedenle, kalbin oluşturduğu alanın, yakınında bulunan diğer insanların alanlarını da etkileyebildiği gözlemlenmiştir.

Kalabalık topluluklarda bireylerin kalp ritimlerinin ve otonom sinir sistemi tepkilerinin senkronize olmasına “cemaat alanı” adı verilmektedir. Bu durumda cemaatten bir veya birkaç kişinin sakinliği, diğerlerinin de sakinleşmesine yol açabilmekte; buna karşılık korku, panik veya huzursuzluk hâli de aynı şekilde yayılabilmektedir
Kendimi bağlayan kişisel okuma
Ayet cehennem ateşinin kalpler üzerinde yükseleceğini söylüyor. Yapılan tefsir ve meallerdeki anlamların dışında;
Cehennemdeki azabın bireylerde yaratacağı ruh hali ve acı duygusunun cehennem içindekilere yayılacağı ve bir cemaat alanı oluşturacağı anlatılmak isteniyor olabilir mi? Eğer bu doğruysa bu alanın panik, korku, acı vs. duyguları yayarak cehennemliklerin ruh halini kaosa çevireceği söylenebilir mi? Ve yaşanacak bu durumun kalplerin duruma vereceği tepkiyle başlayacağı ve yayılarak devam edeceği çıkarımı yapılabilir mi?